Eşi ölen anneler

Ölüm, yaşayan her insana sevimsiz ve soğuk gelen bir kavramdır. Yaşarken ölümü düşünmek bize acı vereceğinden, savunma mekanizmalarımız o kadar gelişmiştir ki, yaşarken ölümü aklımıza bile getirmeyiz. "Nasılsa benim başıma gelmez" düşüncesi kişiyi hiç ölmeyecekmiş gibi davranmaya ve düşünmeye yönlendirir. Zaten her an ölümü düşünmek sağlıklı bir düşünme biçimi değildir. Kişi her an ölümü düşünerek yaşıyorsa zaten yan ölü anlamına gelir. Psikolojik güçlükleri olan bu kişilerin tedavi olmaları şarttır.

Hayatta insanın başına her şey gelebiliyor. Bunların en acı verenlerinin başında da eşlerin kaybı geliyor. Eşini kaybetmiş, otuz yaşlarında bir anneyle ilk psikoterapi seansımda oldukça etkilenmiştim. Onu dinlerken ağlamamak için kendimi çok zor tutmuştum. Büyük bir aşk yaşayarak evlenmişlerdi. Birbirlerine sevgileri ve düşkünlükleri sonsuzdu, iki erkek çocukları olmuştu ve günün birinde talihsiz bir trafik kazası kadının eşini, çocukların da babalarını onlardan ayırmıştı. Ani ölümler her zaman kişilerde şok etkisi yarattığından, bu şekildeki ölümlerin kabullenilişi, hastalık kaynaklı ölümlerden daha farklı oluyor. Tabiî ki ölen kişinin ölümünü kabullenmek kolay değil, şekli ne olursa olsun, ama hastalık kaynaklı ölümlerde, hasta kişinin yakınları bilinçaltlarından ölüme kendilerini az da olsa hazırlayabiliyorlar.

Bugüne değin, eşini kaybeden annelerle ve anne ya da babasını kaybeden çocuklarla birçok psikoterapi seansı gerçekleştirdim, şu anda da böyle danışanlarım var. İnanın her seferinde çok fazla etkileniyorum. Onların içinde bulunduğu duruma üzülmemin yanı sıra, anne-baba ve çocuk birlikte oldukları halde, kavga ve çatışmalardan dolayı hayatı kendilerine zindan eden ailelere öfkeleniyorum. Yaşamanın ve yaşamın değerini bilmemelerine, ellerindeki güzelliklerin değerini anlamamalarına sinirleniyorum.

Eşi ölen anneler doğal olarak kendilerini yapayalnız hissediyorlar. Aniden kapkaranlık bir kuyunun en dibine düşüyorlar ve nasıl çıkacaklarını da bilemiyorlar. Eşini kaybeden kadınların ilk duyguları birbirlerine çok benzeşiyor:
- Eşimin ölüm haberini aldığımda aklıma ilk gelen, çocuklara ne diyeceğim olmuştu. Ardından da çocuklara nasıl bakacağımı düşünmüştüm.

Evet, eşlerini kaybettiklerini öğrendiklerinde kadınlar bu şekilde düşünüyorlar. Akıllarına ilk gelen, çocuk ya da çocukların durumu oluyor. Çocuğa babasının öldüğü nasıl söylenmeli? Çocuk bu psikolojiyle nasıl yaşayacak? Çocuğun bakımı ve eğitimi eskisi gibi kolay olmayacak, bunun üstesinden nasıl gelinecek gibi pek çok soru işareti, ölen eşin ardından geliveriyor.

Kadınlar eşlerinin ölümüyle ilgili duygusal travmaları atlattıktan sonra çocuklarıyla düzenli bir yaşam sürebiliyorlar amaj bu düzeni oluşturmak çok da kolay ve hemen olmuyor, epeyce zaman alıyor. Kimi zaman da eşin kaybı kadına o kadar ağır geliyor ki, birçok duygu ve davranış bozuklukları ortaya çıkıyor.

Yorumlar

olmuyor alışamadım.ben

olmuyor alışamadım.ben aşkımı, canımı,sevdiğim adamı kocamı kaybettim.onu çok özlüyorum.çocuklarım için ailem için güçlü olmaya çalışıyorum.çok zor.özlemim yetmiyormuş gibi birde çevre,milletin dedikodusuna malzeme olma korkusu yaşama tutunmamı engelliyor.arkadaşlarım ya bekar ya yeni evli onlara bakıyorum kocamı özlüyorum.çocuklarıma bakıyorum baba özlemi çektiklerini düşündükçe kahroluyorum.küçük oğlum daha 16 aylık babasının fotğrafını öpüyor.dün gece baba baba diyerek sayıkladı.babasını daha 8 aylıkken kaybeden oğluma baktıkça ağlıyorum.ben babama baba diyemez oldum.çocuklarımın babası yokken ben nasıl kendi babama [baba] diyerek hitap edeyim.ben çok üzgünüm sadece kocamı değil deli gibi sevdiğim adamı kaybettim

bende tutkuyla asiktim esime

bende tutkuyla asiktim esime cok seviyordum seni cok iyi anliyorum.rabbim sabrimizi versin cok özlüyorum cokk.

yaşayan iyibilir bu acıyı

yaşayan iyibilir bu acıyı gerisi boş

aynen öle arkadaşım

aynen öle arkadaşım yşayan bilir

ne kadar güzel ifade

ne kadar güzel ifade etmişsin yorumunda.saat gece 2 ölen eşler hakkında yazılara bakıyorum
aniden kaybettiğim sevdiğim adamı özlüyorum..ağlıyorum..tm beni anlatmışsın sanki..

2 sene geçmiş yazdığım

2 sene geçmiş yazdığım yazının üzerine, gene eşi ölen eşlere bakarken , buraya denk geldim, nemi oldu 2 sene sonra, mecbursun çocuğunn varsa hayata karşı dik durmaya, çok sevdiğin eşinse zaten ,gözün evin işin çocuğundan başka birşey görmüyor.sadece " ACILARLA YAŞAMAYI ÖĞRENİYORSUN, ACI ÇEKİYORSUN YİNE SADECE DAHA ALIŞIYORSUN." bu yazıyı yazma sebebim, bizim gibi eşlerini kaybedenlere rehber olsun, en dip acı yaşayanlara sözüm, alışacaksınız mecbursunuz... yardım alın, sokağa çıkın, hayatı devam ettirin bu iyiliği kendinize yapın, ben yapmadım, zaman zaman düzeldim zaman zaman kayboldum, destek aldım ilaç tedavisi gördüm halada bırakmadım, ama onlar sayesinde acılarımla başa çıktım, alıştım , evet ben acıyla yaşamaya alıştım, ölümü kabullendim, hepimiz ölmeyecekmiyiz, allahın emri değilmi? daha önce ölümü düşünmeden yaşadığımız için, ani şokla heleki trafik kazası ile olunca belkide dahada yoğun yaşadım beklenmedik ölümdü. allah herkese sabırını veriyor... hepimizin başı sağolsun eşlerimize rahmet diliyorum.bu dünyada bir görevimiz var, kendimizi unutmayalım acılara gömülü kalıp yaşamak doğru değil , yanlış şeyler yaptım eve kapanıp çok uykulara verdim kendimi, doğru değil, sokağa atın kendinizi, çalışın, insanlarla diyaloğu kesmeyin... en iyi ilaç dışarısı. şarkı dinlemezdim şarkıda dinliyorum artık, anılara yakalandığım an aklımı dağıtıyorum.en basit şeyler onu çağrıştıryor unutmak mümkün değil sevilen aşık olunan eşi, unutmayında zaten. ama güzel anın. sabır sabır sabır. ve lütfen insan içine karışın. size pozitif enerji veren değerli dostlarınızla gülün, kaçmayın.bakın çok yoğun ve zor yaşadım eş kaybını bu sebepten tavsiyelerimi dikkate almanızı öneririm sevgiler saygılar.

aynı olayı yaşadım, ani

aynı olayı yaşadım, ani araba kazasıyla,bizde aynı arabadaydık kurtulduk. henüz yeni ve acısı kabus, allah sabır versin eş kaybedenlere, çocuk olunca ayakta durmak zorundasın,bu saatte oturup ölüm hakkında, ölen eşler hakkında ki gibi yazılara bakıp durursun, doktorun verdiği uyku ilacı bile işe yaramaz halde oturur iyice gecenin sessizliğinde gözyaşlarını dökersin.

bende 3 sene önce aniden

bende 3 sene önce aniden eşimi kaybettim. bunun acısı tarif edilemez mümkün değil. 5 yaşında bir çocukla yalnız kaldım.günlerce uyumak istedim gülmek yemek içmek herşey ona nispetmiş gibi geldi.hiçbirini yapmak istemedim .günlerce gece evin ışıklarını yakmadım eşim karanlıkta yatıyor diye bende karanlıkta oturdum bunları çocuğumuda yaşattım. Neden oğlum var diye isyan ettim çünkü sevgilimin yanına gitmek istedim ama oğlumun varlığı buna engel oldu.bu acı geçermi geçmez gün geçtikçe daha fazla alevleniyor. oğlumun arkadaşları baba deyince evin bütün camlarını kapatıyor onlarla gürltü yapıyorsunuz baba diye bağırmayın diye kavga ediyor.biz düzelemedik yardımda alsak düzelemedik. hergün biraz daha bu ateşle yanıyoruz.ama şuna inandım ki o bizi biz onu çok sevdik birbirimizden ayrılamazdık şimdi oda bizde buna nasıl katlanıyoruz anlamış değilim.isyan etmek istmedim ama neden ben ve oğlum dediğim günler çok oldu.neden eşim bizimle değil diye çok isyan ettim.elbette ona kavuşma umuduyla yaşıyoruz ama dışardaki hayatı yoksayamayız. biz neden ailece pikniğe markete pazara çocuk parkına gidemiyoruz. insanları izlerken düşündüklerim sadece bu... oğlum ve ben yaşıyoruz nefes alıyoruz. ama gelinde bize sorun yaşamak ise evet ölmedik ölmekten beterizzz.... onu çok özledik
allah hepimize sabırlar dayanma gücü versin...

o çocuğa yazık onun için

o çocuğa yazık onun için mutlu ol hepimiz ölmeyecek miyiz. Sen zavallı yetime nasıl bu kötülüğü yaparsın nasıl bir annesin. Kendine gel artık 3 sene geçmiş başkalarının hayatına bakmayı bırak artık bu bizim kaderimiz bu dünyanı zehir ettiğin gibi isyan edip ahiretini de rezil ediyorsun eşinle öbür dünyada böyle yaparakta birlikte olma şansını kaybediyorsun. Bırakın artık eşlerinizi rahat o orada mutlu olsun bizde bu dünyada mutlu olalım çocuklarınız ve kendiniz için mutlu olun Allah imtihan ediyor bizi unutmayın bu dünya geçici herkesin imtihanı ayrı yerden bende kaybettim eşimi üstelik çok seviyordum ama hiç kimsenin hayatına bakıp ta imrenmedim Allahın gücüne gider elinizdekilerin kıymetini bilin şu aldığınız nefes bile nasıl bir nimet

Yeni yorum gönder

Bu alanın içeriği gizli tutulacak ve açıkta gösterilmeyecektir.
  • Allowed HTML tags: <a> <em> <strong> <cite> <code> <ul> <ol> <li> <dl> <dt> <dd> <img> <b>
  • Satır ve paragraflar otomatik olarak bölünürler.

Biçimleme seçenekleri hakkında daha fazla bilgi

CAPTCHA
This question is for testing whether you are a human visitor and to prevent automated spam submissions.
Image CAPTCHA
Enter the characters shown in the image.

Anket

Daha iyi çocuk bakımı için en çok ne yapıyorsunuz: