warning: Creating default object from empty value in /home/ailem/domains/ailem.gen.tr/public_html/modules/taxonomy/taxonomy.pages.inc on line 33.

Şiir

Anlatmalıymış Meğer

Dün gece seni gördüm yine
Bembeyaz bir yağmur içinde
Bir rüya değil sanki
Gülüyordun gözlerime

Her damla bir keder
Gözlerimde yaş oldun
Yetti bundan fazlası ölüm
Gelme artık gecelerime

O günlerden bir rüzgar eser
Ümitlerin seni terkeder
Senden o bakışlarını gizler
Kapkaranlık bir keder

Hayatta paylaşmaya değer
Bildiğin bir sır varsa eğer

Ey İstanbul

Zaman ayrılığı vurur…
dipsiz bir sevda yokuşunda…
yanımda kal..bırakma yaban sevdalara…
düşü olmayan acı sonsuzluğa…

Geceye inat yokluğunda…
bir bedel ki sürgünlerde sensizliğim…
sonu yok…dönüşü yok…
bedeli bensizlik olsun ihanetinin…

Dün gece bizim deniz fenerinin altında oturdum…
gökyüzü, deniz ve de ben…
her akşam seni bekliyoruz!
Ne olur dön sevgilim…sensiz yaşayamam!

gitme ruhum…
sen yokken hicran düşer bu şehre…
gitme sevgim…
sen yokken tutsak düşerim bir isyan gecesine…
ölürüm…
sen yokken…

birtanem!
sabahı bekledim saatlerce…ama ya sonra?
Sen yoksun ya şimdi…korktum!
Belki sabah olmaz diye…olsa da sen yoksun diye…

kent vurur şehir ışıkları söz vermiş bir aşka…
bilmem…bilemem…
ferin aydınlatır mı içimi bir daha…
kaybolursun puslu rüyaların ardında…
gurura yokuş sevdalarda…

Birileri ağlıyordu hesapsız gidişime…annem ağlıyordu…
senle süslenmiş sokaklardan geçerken ben ağlıyordum…
ama olsun…dedim ya birtanem!..
geriye bir hiç kalsa da benden, andım olsun yazgıma!..

İçimde ölen biri

Bana birşeyler anlat
Canım çok sıkılıyor
Bana birşeyler anlat
İçim içimden geçiyor.

Yanımdasın susuyorsun
Susuyor konuşmuyorsun
Bakıyor görmüyorsun
Dokunsan donacağım
İçimde intihar korkusu var
Bir gülsen ağlayacağım
Bir gülsen kendimi bulacağım.

Depremler oluyor beynimde
Dışarda siren sesi var
Her yanımda susmuş insanlar
İçimde ölen biri var.

Vay, vay, vay, vay, vay...

Hadi birşeyler söyle
Çocuk gözlerim dolsun
İçinden git diyorsun
Duyuyorum gülüm
Gideceğim, son olsun
İçimde soluyorsun
İki can var içimde
Korkular salıyorsun üstüme korkular
Her an başka biçimde.

Yanımdasın susuyorsun
Susuyor konuşmuyorsun
Bakıyor görmüyorsun
Dokunsan donacağım
İçimde intihar korkusu var
Bir gülsen ağlayacağım
Bir gülsen kendimi bulacağım.

İçimde soluyorsun
İki can var içimde
Korkular salıyorsun üstüme korkular
Her an başka biçimde.

Depremler oluyor beynimde
Dışarda siren sesi var
Her yanımda susmuş insanlar
İçimde ölen biri var.

Vay, vay, vay, vay, vay...

Kapanmaz Yaram Zaman İçinde (Zigon Sehpa)

Bugün ordaydım,
Aynı yerde, aynı evde.
Aynı kapıdan girdim içeri,
Tesadüf bu ya,
Aynı anahtar kalmış bende.
Sandalyede yeleğini unutmuşsun,
Masada kahkahanı, mutfakta bardağını,
Salonda duruşunu unutmuşsun,
Sonra yan odada hıçkırığını,
Koridorda gözyaşlarını.
Kapıda çarpıp çıkışını unutmuşsun.

Bir çiçeğin zehri düşmüş, zigon sehpaya,
Bir rujunun rengi düşmüş, oval aynaya,
O kavgadan arta kalan kırık vazoyla,
İkimizin kalbi düşmüş tozlu balkona.
(Şarkı:Ağlama yar,bir gün gelir bu hasret biter..
Döneceğim,ağlama
Bekle beni,ağlama)

Duvardaki resminde gülüşün kalmış,
Son içtiğin fincanda dudak izlerin,
Portmantonun yanında gidişin,
Kapıda bıraktığın ayak izlerin kalmış.

Yastığının üstünde saçını buldum,
Posta kutusunda mektuplarını,
En son dinlediğin şarkını buldum,
O hicazda kalmış gözyaşlarını.

Yazan böyle yazmış demek ki,
Nasıl da anlam buldu sen olmayınca:

“Neyleyim köşkü neyleyim sarayı,
İçin de salınan YAR olmayınca…”

Sen Leyla’ydın,Ben de Mecnun çöller içinde

Sensiz İki Gün

Nere gizlendimse aşikâr oldu,
Hedefte gördüler sensiz iki gün.
Dertler avcı oldu, ben şikâr oldum,
İnsafsız vurdular sensiz iki gün.
Gözlerde avcıya yaranmak hazzı,
Zevkten dört köşeydi hepsinin ağzı,
Üstüme atıldı yüzlerce tazı,
Başımda durdular sensiz iki gün.
Ayağıma prangalar taktılar,
Gözlerimi dağladılar, yaktılar,
İki koldan, bir anlımdan çaktılar,
Çarmıha gerdiler sensiz iki gün.
Kâle almadılar dileklerimi,
Yarasalar emdi iliklerimi,
Bükülmez sandığın bileklerimi,
Kırk yerden kırdılar sensiz iki gün.

Seni Yağmurdan Sonra Seveceğim

Şimdi git...!
Say ki..
Seninle içinden sevda geçen bir türkü söylemedik
Say ki..
Gece mektuplarının en güzel aşk şiirlerini beraber ezberlemedik
Say ki..
Sevda trenini kaçırdığım durakta bir süre beraber bekledik

Sen git..!
Ben gelemem bu yürekle..!
Ya da kal..!
Eylül yağmurlarını bekle..!

Seni yağmurdan sonra sevicem
Saçlarıma ak düşmemiş halimle
Sen yaşlardayken 18inde-20sinde
Seni yağmurdan sonra sevicem
Kaldırımların ıslak ve temiz haliyle
Yaşlı yüzüm delikanlı yüreğimle,
Seni yağmurdan sonra sevicem..
Aşksız geçen onca yılı yakacağım
Sevda aleminde kendi ellerimle

Şimdi git..!
Say ki..
Seninle sahildeki çardakta hiç dondurma yemedik
Say ki..
Oturup ve konuştuğun yaşlı ve yabancı bir adamdı
Ve sevdadan hiç söz etmedik
Say ki ..
Hiç gülmedik
Ayni şeyleri sevmedik
Ve yağmurdan sonra beraber yürümedik
Seni yağmurdan sonra sevicem
Kimse bilmeyecek, herkesten gizlicem
Yağmurdan sonraki toprak kokusu olacak havada
Seninle gök kuşağının altından geçicem
Seni yağmurdan sonra sevicem
Ve seni sevdiğimi kimseye söylemicem

Benim O Sularda Yüzmem Gerek (okyanus)

önümde ağır bir kapı ardında okyanus var

ben zaten suda doğmuşum kapıyı açmam gerek.

işte o an biri geliyor,tutuyor kulağımdan
Gözü anahtar deliğinde ''bak'' diyor sadece burdan

''bırak'' diyorum o küçücük resmi
yetmez bize bu küçük esinti

nerde törpülendin böyle ''''olmaz'' diyor tutup ayak bileğimi

şimdi önümde ağır bi kapı, ardında okyanus var

Bir de bileğimden biri çekiyor,

Benimse kapıyı açmam gerek.

''bak'' diyorum koca dünyaya burdan derhal çıkmak gerek.
Bari çekme bileğimden benim her şeyi görüp öğrenmem gerek.

Bir ileri bir geri her adım bu kapının ardı demek. Sonun da boğulmak olsa da benim o sularda yüzmem gerek.

Anahtar deliğinden görünen bu küçücük manzara.

Sana yetiyorsa yetsin,benim o sularda yüzmem gerek...
Yüzmem gerek...

Şimdi önümde ağır bir kapı, ardında okyanus var.

Birde bileğimden biri çekiyor.

Benimse kapıyı açmam gerek ''bırak'' diyorum o küçücük resmi.

Yetmez bize bu küçücük esinti,

Nerde törpülendin böyle '' olmaz'' diyor tutup ayak bileğimi.

Bir ileri bir geri her adım bu kapının ardı demek.

Yeni Bir Sayfada Sana Bakmak

her şey yapılabilir
bir beyaz kağıtla
uçak örneğin uçurtma mesela
altına konulabilir
bir ayağı ötekinden kısa olduğu için
sallanan bir masanın
veya şiir yazılabilir
süresi ötekilerden kısa
bir ömür üzerine.

bir beyaz kağıda
her şey yazılabilir
senin dışında
güzelliğine benzetme bulmak zor
sen iyisi mi sana benzemeye çalışan
her şeyden
bir gülden bir ilk bir sonbahardan sor
belki tabiattadır çaresi
senin bir çiçeğe bu kadar benzemenin
ve benim
bilinci nasırlı bir bahçıvan çaresizliğim
anlarım bitkiden filan
ama anlatamam
toprağın güneşle konuşmasını
sana çok benzeyen bir çiçek yoluyla

sen bana ışık ver yeter
bende filiz çok
köklerim içimde gizlidir
gelen giden açan soran bere budak yok
bir şiir istersin
“içinde benzetmeler olan”
kusura bakma sevgilim
heybemde sana benzeyecek kadar
güzel bir şey yok

uzun bir yoldan gelen
tedariksiz katıksız bir yolcuyum
yaralı yarasız sevdalardan geçtim
koynumda bir beyaz kağıt boşluğu
her şeyi anlattım
olan olmayan acıtan sancıtan
bilsem ki sana varmak içindi
bütün mola sancıları

Kabul Et Kalbim

Ümitlenme her telefon çalışında
Koşma kapılara her adım sesinde
Senin sandığın yıldız artık yok yerinde
Kabul et kalbim, kabul et kalbim
Ah kalbim
Biz ayrıldık

Gitti giden dönmeyecek
Kabul et kalbim
Asla Seni Sevmeyecek...

Gitti giden dönmeyecek
Kabul et kalbim
Asla geri gelmeyecek...

O yanmadı Senin kadar
Feryad etsen neye yarar?

Ya sen dur sonsuza kadar
Ya kabul et.
Kabul et kalbim, kabul et kalbim
Ah kalbim
Biz ayrıldık.

"Aynı kökte hayat bulan
Sarmaşıklar gibiydik
Biz senle sevgili değil
Sanki tek bir bedendik
Fırtınalardan korkmazken
Bir nefeste savrulduk
Artık durma vakti kalbim
Kabul et biz ayrıldık.."

Metin Arolat

Yalan da olsa

Sokak ortasýnda bir kadýn var baðýrýyor
Kendini arýyor kendini soruyor baðýrýyor
Sesi kulaklarýmda bir kurþun gibi patlýyor
Yalanda olsa haklýlar diyoruz ama buda yetmiyor

Gece yarýsý vardiyada iþciler tedirgin üþümekte
Iþten deðil güçten deðil içten üþümekte
Zaman geçmekte zaman gecikmekte zaman üþümekte
Yalanda olsa birleþiyorlar ama buda yetmiyor

Gece yarýsý bir müzisyen evine yine geç dönüyor
Taksi parasý bile yok cebinde ama evine dönüyor
Iki damla yaþ geliyor gözlerinden cigarasý sönüyor
Yalanda olsa zenginiz bu bize yetmiyor

Yalnýzým yalnýzlýðým beni dinlemekte
Yalanda olsa ne varki bu þarkýyý söylemekte
Yalanda olsa içimden bir bulut akýp gidiyor
Yalanda olsa mutluyum ya bu bana yetiyor

Ahmet Kaya

İnsan bazen vermeli, almak için...

Bir yürek vermeli önce, bir gönül

O yüreğe sevgi vermeli, dostluk vermeli
Umut ekmeli o sevgi, dostluğu büyütmek için
Bir hayat olmalı; iki kişinin paylaşacağı bir ömür çin
Zaman vermeli, anlayış vermeli
İsteklerine gem vermeli...
Bir ömrü paylaşmak için, iki kişilik sevgi vermeli
Dürüstlük vermeli saygılarını vermeli
Bazen ödün vermeli prensiplerinden...
Bazen sıkılmalı başkası için,
İstemediği şeyleri yapmalı paylaşmak adına hayatı
Biraz da cesur olmalı adım atmak için
Verdikten sonra beklemeli, almak için
Sabırla, umutları soldurmadan beklemeli
Bekleyişin hazzını tatmalı
Vuslatı arzulayarak, özlemlere umut ekmeli
İnsan vermeli önce kendisinden
Sonradan almak için...

Ama Bazen De İnsan Bazenlere Kalmamalı....

Gönlüme

Kadim sevdalarla dalmışsın bu gâmistâna
Heyhat, çağdaş ayrılıklar hâkimdir her yana

Düştün de gül derdine, oldun bülbül i nâlân
Neylersin ki, mevsim sonbahar, bahçe perişân

Lisânın bi-haberdir, zikretmez başka hece
Virdin olmuş sanki "yâr", söylersin gündüz, gece

Eyyûb görse "ah!" eder, bu yâreli halini
Anlatmak beyhudedir, o yâre ahvâlini

Sevda ordusunu nâfile verdin telâşa
Bilmez misin, girdin mağlûbu belli savaşa

Aşk deryasında karaya vurmuş, kırık salsın
Bu âlemde bir nefeslik saltanatın kalsın

M. Bayram ÇELİK

Herseyimi kaybettim

herseyim gözyaslarimda kaldi
akittim seni en sevdigim sandiga
üzerini güllerle kapladim
isminle mügürledim o kocaman sandigi
hep benimle kal istedim

bir sabah
özlemimi gidermek icin yine actim sandigi
gitmistin,
kurumustu sana ayit gözyaslarim

bir umut, sana ait olana dönersin diye
sadece yollunu kaybetmissindir diye
biraktigin izleri bulupta dönersin diye
bir umuttu iste
imkansizliga tutunmus bir umut
olmadi
herseyimi kaybettim

Gecenin Karanlığı!

Gecenin karanlığında bulmuştum seni.
Kimbilir hangi acımasızlar incitmişti,
kimler kırmıştı yüreğini.

Oysa ben yokluğunda avutmuştum gönlümü
oysa ben sensizlikte bulmuştum seni.
yağmur yağıyordu, ıslanmıştın.
belli üşümüştün de.

seni aldım kalbime.
ümitlerimle besledim,
sevgimle ısıttım o üşümüş
o minicik ellerini
anlatamamıştın o geceyi, kendini.

kelimeler kifayetsiz kalıyordu sana bakınca.
sen kokuyordu oysa bütün gece
ve yine ağlıyordun sebepsizce.

umutlarını yitirmiş, o kimsesiz, o zavallı, o ufacık çocuklar gibi.
o perdenin arkasında saklanmış, o unutulmuş, o yaralı kalpler gibiydin

belliydi çektigin acının büyüklüğü
belliydi sana bu kadar sert çarpan rüzgarın nedeni
belliydi kırlangıçlar gibi pıt pıt atan yüreğinin bu denli zehirlenmesi
sıcak bir çay yaptım sana
için ısınsın diye, bu titrek tedirginliğin geçsin diye
sana hayallerimi verdim.
belki birgün geri gelirsin
diye
pencereleri sonuna kadar açtım

seni seyrediyordum
o sonsuza kanat çırpışlarındaki çoşkuyu
o kendine olan güveninin yerine gelişi

Bana Ne Yaptın


Senden önce ne yapardım ben, bunu hatırlamaya çalışıyorum.Hatırlamaya
çalıştıkça da kocaman bir boşluğun içinde yuvarlanmış gibi oluyorum.Senden önce ne yapardım ben¿

Niye düşündükçe her şey bomboş ve anlamsız¿ Şaşırıyorum.Çünkü bir
insanın hayatını bir başka insan birden bire nasıl bu kadar değiştirebilir ki¿ Sen olmadan önce anlamsız mıydı hayatım¿ Değildi elbette.Belki hayatıma seninle birlikte yüklenen anlam öncesinde yaşanan her şeyi silip götürdü ne dersin¿

Doymak bilmeyen bebeklerin annesini gözlemesi gibi gözlüyorum ben de seni.Sürekli senden gelecek bir haberi bekler durumdayım.Zamanı seninle nasıl geçireceğimi hayal eder durumdayım.Ne yaptın bana bilmiyorum.Aşksa aşk, sevdaysa sevda. Daha önce de yaşadım en koyu aşkları .Ama bu başka bir şey.

Hani “Aşktan da üstün”diyeceğim, bir Türk filminin kavuşamayan iki karhamı gibi olacağız.Bu da değil…

Sevgili

Mutlulukların en doyulmazı seninle başladı. Sevgilerin en tükenmezi seninle doldu içime. Seninle vardı özlemler kavuşmalar.
Seninle yaşadım aşkların en eksilmezini,anıların en unutulmazını.
Sonra acılar,çaresizlikler,en kahırlı ayrılıklar geldi seninle.
Senden uzak kopkoyu zifir geceler,bitmek bilmez upuzun günler geldi ve bir sessizlik geldiki anlatılamaz.

Düşünüyorumda seni tanımasaydım sensiz kalmayacaktım.
Bilmeyecektim yokluğunun bu kadar dayanılmaz olduğunu.
Beni sen bütünlemiştin yine sen yarım bıraktın.
Şimdi belki yine seninleyim.
Ama öyle kırık ve öylesine sensizimki!
Sana sesleniyorum.
Bu seninle dopdolu satırlarımı oku ve bana söyle ben seni sevdim mi?

Neydin sen?
Bir rüzgarmıydın da şöyle bir esip geçtin?Yapraklarını döküp dallarını kırdın içimdeki duygu çınarının.

Neydin sen?
Bir aynamıydın içinde gözlerimi kaybettiğim.
Ve şimdi ne seni ne de kendimi görebildiğim?

Ve Elifim Noktalandı...

elif dedim be dedim aman,
kız ben sana ne dedim.
guş ganedi galem olsa aman,
ah yazılmaz benim derdim.

elifim noktalandı aman,
az derdim çok çağlandı.
yetiş anam yetiş babam aman.

ah fermanım imzalandı.
(ah çeyizim bohçalandı.)
(ah mezarım tahtalandı)

Acıya Gülmek

Öpüyorsam ayrılığı gözünden
Söküyorsam yüreğimi göğsümden
Geciyorsam gözlerinin icinden

Sana olan sevdamdandır bilesin

Geciyorsam bir çiçeğin özünden
Sana olan sevdamdandır bilesin.

Meğer ne yanlızız insan olmuşsak
Yaprak gibi dalda sesziz solmuşsak
Yeri gelmiş acıya da gülmüşsek

Sana olan sevdamdandır bilesin

Yeri gelmiş ayrılığa gülmüşsek
Sana olan sevdamdandır bilesin

-Biliyorum sen yine parmak uclarında üşüyorsun.
Aramızda kıvrılıp yatan uzaklığa inat

Ellerinle yüreğimde yaktığın ateşi düşlüyorsun.
Sularımız sızıp karışıyor ay karanlıkta

Apansız pencerende gülümsüyor güneş, ne güzel.
Bütün parmakların tıkır tıkır işliyor..

İştahla gülüyorsun, yaşamaktır aşk

Geceyle gündüzün sesziz gecişimidir bir uyku boyunda.

Delice bir yangın parmaklarının buzulunda

Ah şahrut, her yerimiz nasıl da şaşırıp kalmaya istekli.

Ihlamurlar Altında

Kar tanesi gibi nazlı
Kuş kanadı gibi kırık
Yar tenine haram değdi
Zamansız bu ayrılık

Kar tanesi gibi nazlı
Kuş kanadı gibi kırık
Yar tenine haram değdi
Zamansız bu ayrılık

Kalbimi gömdüm toprağa
Ihlamurlar kan ağladı
Nasıl bir vedadır bu yar
Gözyaşın gözümden damladı

Nasıl bir vedadır bu yar
Gözyaşın gözümden damladı

Dillerim lâl dokunmayın
Aşkı bende,sokulmayın
Başımı bana eğdirdi
Bu yarayı kanatmayın
Başımı yere eğdirdi
Bu yarayı kanatmayın

El yastığı yaban gelmez mi
İçin benim kadar üzülmez mi
Her dünyada ahım peşinde
Aşkın bana hesap vermez mi

El yastığı yaban gelmez mi
İçin benim kadar üzülmez mi
Her dünya da ahım peşinde
Aşkın bana hesap vermez mi...

Sorma, İşte öyle bir şey...

Şimdi Nerelerdesin?

Hangi hayaller süslüyor o güzel gözlerini…

Yüreğini kapattın mı bana?

Nefretin dağlar kadar mı büyük ”Leyla”

Bu bir yangın,

Nasıl olur diye hiç sorma…

Oluyor işte, oluyor Leyla…

Dün daldım öylesine,

Hani gönderecektim ya sana emenetini

Hani senden bir parça

Hani yüreğinden kopup gelenler var ya,

Okşadım saatlerce ellerimle

Suladım gözyaşlarımla,kurumuş mavi çiçeği,

Sonra dudağının alını…

Sonra sevdamı,

Sonra kanayan yanlarını,

Özlüyorum her hatıranı

Sorma nasıl olur diye,

Sorma işte..

Dinle bak!

İşte öyle bir şey…

İçeriği paylaş

Anket

Daha iyi çocuk bakımı için en çok ne yapıyorsunuz: