warning: Creating default object from empty value in /home/ailem/domains/ailem.gen.tr/public_html/modules/taxonomy/taxonomy.pages.inc on line 33.

Sevda

'DUR'' diyebilecek kadar, YÜREKLİ MİSİN?....

'aşk'' dersin...
''sen'' dersin...
''ben'' dersin...
sen ben biter, ''biz'' dersin...
gün gelir ''git'' dersin...
peki ''dur'' kelimesinden haberdar değil misin?..
demeyi bilmez misin?
git demek kolay,

''DUR'' diyebilecek kadar,

YÜREKLİ MİSİN?....

Susuyorum

Yangın yeri gözlerinden düşen kıvılcımlarla tutuştu yüreğim…

Önce ağlayan, sonra çığlık çığlık susan bir ben çıktı karşına…

Ellerimde titrek harfler dolanıyor…

Parmak uçlarım buz kesmiş…

Nefesim öyle yetersiz ki; ısıtamıyorum ellerimi…

Yüzümde geceden kalma gözyaşlarımın izleri geziniyor…

Her biri derin bir boşluk oluşturmuş…

Ellerimi üzerinde gezindirirken parmaklarım kanamaya başlıyor…

Her yanı kan kokusu sarıyor sevgili…

Aşkım kan ağlıyor…

Ben kan susuyorum…

Sen kan sunuyorsun…

Bir KIVILCIM

bir kıvılcım YANGINA sebeb olurmus
YANGIN felaketin habercisiydi
ben biliyordum
sense inatla tersini idda ediyordun

kıvılcım öylece kala kaldı
nereye gitseydi
ilerisi karanlık
gerisi bosluk
yolu uzundu

sönmemek icin zemin arıyordu
ama akan zaman ve atılmamıs adımlar onu yorgun düsürmüstü
gel görki uzaklardaki YANGIN haberi yerine ulasmamıstı
cünkü sadece sözler vardı
ne anılar nede umut birikimi
gidis gelisler vardi

Şimdilik avuçlarıma alamıyorum gül'ü

/şimdilik avuçlarıma alamıyorum gülü,
dikenlerini avuçlayabiliyorum.
razı oluyorum can’ımın yanmasına;
can’ımı yakıyorum avuçlarımı sıkarak…/

ey benim sîne-i nurum,
ey benim nûr-u aynım,
ey benim sabrı cemîl’im,
ey avuçlarımı dikenlerine rağmen kendine toprak bildiğim gül’üm,
şimdilerde yakubî bir soluktur içime çektiğim,
dilimin kıyısına dokunan, bir baba yüreğinin niyazı kadar beyaz;
“artık bana güzel bir sabır yakışır!”
dilim, yusuf’umu besleyen bir dua için dokunur söze.
bir yusuf kuyumda ağlar, arşta yükselirken adı
bir yusuf nazarımdaki kıymetini bilmez, eza olurken ahvali sol yanıma…
bir yusuf, yusufluğunu bilmez;
ve ben korkarım bir hasetlik canına dokunur yusuf’un diye…
ben korkarım karanlık eza olur yüreğe diye…

ey benim derûnumdaki sevda,
yarınlarıma dair hüsn-ü zannım,
hatrına niyaza dokunur dilim her dem,
hatrına yüreğim buruk heyecanlar yaşar doğan günle,
hatrına boyun bükerim sevgili’ye,
hatırı sayılır olurum diye yar nazarında..

Kalbin dili...

Hiçbir şey gönlümde büyüttüğüm kadar saf değil. Hiçbir şey senin kadar masum değil içimde ki çocuk. Kim demiş sadece dumanlı dağlara kar yağar diye. Tüm karlar gönlüme yağar asıl. Ardından buzullar oluşur eteklerimde. İlmek ilmek dokunur damarlarıma simsiyah sözcükler. Her kelime dağ olur gönlümde. Her kar tanesi bir aşk türküsü… Notaları yoktur bu türkünün. Bu türkünün notaları ikinci cemre düşende gönle, yeniden bestelenir.

‘’Aşk ebruli bir tebessümdür kalbime.’’

Sonrası mı ?

Koyu bir sessizlik.

Ardı sıra bir yıldız kayması…

Yürek patlaması.

Gönül Pınarı Efendimiz

Köy köy, çadır çadır, söylerdi kasideler.
Yaptığı fedakârlıklar, asırlara eş değer.
Cennetin gülü, gönül çiceği Şeyma’dır meğer.

Nur dağına yemek getiren Hatice annemizdi.
Uzaklaşıyor gibi bir taşın arkasına gizlenirdi.
Saatlerce efendimizi orada bekler gözlerdi.

Bitmeyen sevdalar iki bedende tek bir ruhtur.
Haticetül - Kûbra kadar bana iyilik eden yoktur.
İnananların dev ahlâk ufukları ne yüce ne hoştur.

Bakışların mana dolu güzellik, ey Allah’ın habibi.
Alemlere gönderilen hem Resûlsün hem nebi.
Sen Gönüllerin pınarı Havzı Kevserin sahibi.

Mekke / Arafat dağı 1400H.

Ali Kılıç Kakiz

Sürüp giden

Gül de çevirdi yaprağını
Arkası boş
Yazık geç kaldım

II
Ah! Benim kırılgan korkularım
O denli hiçbir şeyle doluyum ki
Savaş yetimi çocuklar gibi
Savrulup gideceğim birazdan

III
Seni böyle arkanı dönüp gittiğinde seviyorum
Suların ayak izlerine basarak
dönsen, yürünecek ne çok yolun var
Dönsem
Her şey altüst olacak

IV
Gözlerin bir şeyler anımsatıyor bana
Şüphem yok! Gece bastırdı
F tipi bir hücrede yüreğim
Asi iklimlere başladı başlayacak
Yasak koyma güneşime

Bence Artık Sen de Herkes Gibisin

GÖNLÜMLE BAŞ BAŞA DÜŞÜNDÜM DEMİN
ARTIK SİHİRSİZ BİR NEFES GİBİSİN
ŞİMDİ TA İÇİNDE BOMBOŞ KALBİMİN
AKİSLERİ SÖNEN BİR SES GİBİSİN
MAZİYE KARIŞIR SEVDA YEMİNİM
BİR ANDA UNUTTUM SENİ EMİNİM
KALBİMDEN KALBİNE YOK BİLE KİNİM
BENCE ARTIK SEN DE HERKES GİBİSİN...

Sevda Sohbetleri-1

Dedim ki "ben sana vurgunum
Gündüzüm seninle
Gecem seninle"

Dedi ki "benden ne istersin ki?
Gecende varsam
Gündüzünde varsam senin için
Aşk senin
Sevda senin
Ne dilersen yaşa"

Dedim ki "bir sevdalı bakışına durur bu yüreğim
Kendine katmak ister bir gülümseyen bakisini"

Dedi ki "sevda ise yaşamak istediğin
Nedir benden beklediğin
Sevdayı mi yaşamak dileğin
Ben miyim almak istediğin"

Dedim ki "ben bir ateşim
Ateşimi büyüten bir sevdalı sözün"

Sevdamız Bir Umutlu İmkansızlık

Zemheri sogugundayim yarim
Sensizligin pencesindeyim
Bir adim otesindeyim ellerinin
Bir anlik zamandir sesinin uzakligi
Ellerim uzansa yakalayamaz ellerini
Yurek verir de kendini duyamaz sesini
Bir baska dunyadasin sevgili
Seyran olmussun gozlerime yar
Seyrederim seni uzaklardan
Umutlu bir imkansizlikla beklerim
Istekli bir beklentisizlikle severim
Nasil anlatsam yarim derdimi
Haykiririm ismini
Dag duyar
Tas duyar
Gok duyar
Bilirim hissedersin sen de yarim
Duyamazsin ama beni
Bilirsin uzaklardayim ben
Yureginde yasatirsin sevgili beni
Gozyaslarin akar sessizce
Bilirsin hissederim gozyaslarini
Ama tutamam ellerimle
Silemem gozyaslarini dudaklarimla
Bilirsin sevgili
Mesafeler degildir bizi ayiran
Bir kus olur ucardim yine sana
Bir ruzgar olur eserdim senden yana
Yagmur olur yagardim sana
Gunes kavurmaz yuregimi
Bilirsin collleri asardim da gelirdim sana
Bilirsin mesafe tanimaz bu sevda
Bilirsin imkansizliklardir bizi ayiran
Sen ve yuregin kalirsiniz basbasa
Ne yere koyacagini sasirirsin sevdani
Kimle konusacagini bilemezsin
Bilirsin duslerine girer de dinlerdim seni

Bende Kaldı Ellerin

Bin bir gece içinde
Uykusuzum ben yine
Aklımda eski günler
Avunurum derdimde

Bende kaldı ellerin
Çocuk yüzün,gözlerin
Yıllar merhem sürmedi
Delip geçer sözlerin

Gün ağarır şehirde
Aldı telaş evlerde
Sende öksüz kalmışım
Yürek erir közlerde

Zaman geri dönmez ki
Sevda ecel bilmez ki
Katran kaynar içinde
Dalım çiçek açmaz ki

Ihlamurlar altında dizi şarkısı

Yüreğim Meskendir Aşka Söz

Bana gülen o resmin hala koynumda
Hayalin aklımda
Yüreğim meskendir aşka beni sar
Gel bana zalim yar

Gül tanem bir tanem
Hançer getir vur sinem
Senin için can verem

Sevdalım muradım
Hançer getir vur kalbi
Ömür yetim can yetim of of

Yüreğime gam doldu sana hasretten
Derdinle yandım ben
Dilime yar oldu bütün dualar
Gözlerim kan ağlar

Yüreğime gam doldu sana hasretten
Derdinle yandım ben

Seslendiren: Şahsenem

Çabuk olalım aşkım

çabuk olalım aşkım
herşeyi paylaşalım
ben kendimi sana adadım
sevgilim sensiz anlamsızım
mahşere kadar benim aşkım
her alemde senindir canım
nereye istersen sür köle diye
sensiz ölürüm cennette

seni seven kalbim sana
deli oluyor anlasana
sana dayanamıyorum
inanki sensiz mutlu olamıyorum

seni seven kalbim sana
deli oluyor anlasana
sana dayanamıyorum
inanki sensiz yaşayamıyorum

bin ömrüm daha olsa
kollarında son bulsa
eğer sana kavuşmak varsa
ölmek düğün gibidir bana
sensizlikten çok korkuyorum
inan kendimi bilmiyorum
önce allah sonra sen benim için
o bilir nasıl sevdim

seni seven kalbim sana
deli oluyor anlasana
sana dayanamıyorum
inanki sensiz yaşayamıyorum

Yıldız Tilbe

Yalancı Bahar

Hayat sende durmam diyor
Her nefeste son geliyor
Bildiğin sende kalsın
Sen yalancı baharsın
Artık senin olmam diyor

Sen yalancı bir sonbahar
Ben sevdalı koca çınar
Kaç mevsim benden aldın
Kaç sevda geri verdin
Ruhum sana kanmam diyor

Söyle kaç bahar oldu
Penceremde gül soldu
Belkide zaman doldu
sevdiğim dönmüyor

Camdan Kalp

Yar senin hediyen
Bir gönül ağrısı
Aaah ölüm olmalı
Yok aşk değil adı
Aşk bizi terk etti
Aaah ne gelir elden
Dertli bağrımda
Camdan bir kalp var
Artık dönsende
Geçmez ki bu kırıklar
Sen gittin yastığımda kokun misafir kaldı
Gözlerimden haylaz yağmurlar yağdı
Ayrılık mı sen mi yoksa sevda mı
Hangisi sebebim olur

Funda Arar

Kapatıyorum Gözlerimi Sonsuzluğa...

Kapatıyorum gözlerimi sonsuzluğa...
Tek bir anı bırakmadan
Yokluğundan yapılmış bu kenti siliyorum...
İçimin unutulmayan yüzü!
Sen hiç anlamadın gözleri sensiz kızı...
İçi seninle dolup taşan
Varlığına ağrılar büyüten
Bu çaresizi hiç anlamadın!...
Bu kentte yaşamak ölüm kadar yalnızlıktı bana
Olmayanı hayalimde görürdüm,
Olanlarsa hep uzağımda...
İşte ben de gidiyorum;
Uzağındayken daha da uzağına...
İçimin çoğunluğu doludur seninle...
Bendeki seni anlatamaz sözlerim ama,
Sensiz kere sen varsın içimde!
Ne kadar sensizsem
O kadar senle doluyum işte!...
Düşünce değil
Ben her daim seni yaşarım buralarda...
Oysa şimdi
Kapatıyorum gözlerimi sonsuzluğa...
Dayanma gayretim çok ama,
Çarem yok!
Kalbim delik,deşik!
Mıhlanıp kaldığın sol yanımda
Sancılar şiddetini arttırdı...
Sabahladığım her gecenin sonunda
Seni bugün de sevebileceğim diye şükrediyorum,
Mevla’ya senin için dua sunacağım’’diye akşama varıyorum..
Bekliyorum;kapı eşiğinden girecek ölüm meleğini...
Kapatıyorum gözlerimi sonsuzluğa…

Sen vurdun da ben ölmedim mi?

Sen vurdun da ben ölmedim mi?
Yokluğunda ne ateşleri hasretinle yaktımda
Bir seni yakamadım, beni yaktığın gibi
Çölde Ssu, Mahpusta gün, Oruçta ekmek gibi bekledim seni
Sense araya korkular koydun...
Şimdi nerdesin diye sorma
Sen çağırdın da ben gelmedim mi?

Sen varken darılmazdım çiceksiz baharlara,
Yağmurlu havalara... Bu kasvetli akşamlara...
Sen varken
Bakıp içlenmezdim tren istasyonlarına
Sen varken ayrılıklara ağlamazdım...
Yıkılmazdım biten sevdaların ardından
Gidenlere kızmazdım
Kalanlara acımazdım...
Sen varken böyle üşümezdim -Titremezdim
Masumdum , çocuklar gibi
Böyle delirmezdim -küfr etmezdim...
Şimdi soruyorum sana
Adı sevdaysa bu cehennemin
Sen yaktında ben yanmadım mı ?

Şimdi ufukta kaybolduğun yere bakıp
Bildiğin bütün şiirleri söylüyorum
Gözlerim ıslak -kipriklerim ıslak
Niye ağlıyorsun diye sakın sorma
Sen istedinde ben gülmedim mi ?

Biliyorsun
Bütün acılarına "yeşil ışıklar " yaktım olmadı
Bütün korkularına"arka çıktım " olmadı
Dağlara merdiven dayadım olamdı .

Artık benden pes

Bir Leyla Düşlemesi...

Bir Leyla düşlemesidir aşk. Yanmaktır bir gülün kırmızısında, türküler yakmaktır sevgiliye.
Gün batımlarında tutulan sevdaları gün doğumlarında aramanın adıdır aşk. Seherlerde bülbülün yanık nağmelerinde gül hasreti çekmektir; güle rengini veren, yüreğini veren bülbül olmaktır aşk.
Ve biz şimdi büyüsü kaybolmuş zamanlarda aşkın peşine düştük.

Pazar pazar gezinen Zeliha olduk aşkımıza bir Yusuf bulmak için. Yusuf, esrarını gizleyen ebedi iffetti.

Mecnun'a özendik sevdamızı bir Leyla'ya yüklemek için. Leyla bir ışıktı, ab-ı hayattı aşkı filizlendiren.

Ferhat olup Şirin'ler hatırına gönül kazmasını yamaç yüreklere vurmak istedik.

Şirin, gönül aynasında aşkı büyüten bir suretti.

Bitmeyen özlemler büyütüyoruz bağrımızda. Leyla'ya, Şirin'e, Aslı'ya adadığımız yüreklerimiz vardır. Suretten öte aradığımız bir yâr vardır. Yârin adıyla yan yana bilinsin istediğimiz adlarımız vardır.

Demlenmiş Yalnızlığını Yudumluyorum

Artık kalemimi kırdım gidişinle. Dudaklarımı kanatıp yüreğimin sesini dinliyorum. Baş ucumda sana yazdıklarım ve masada demlenmiş yalnızlığım. Kanayan çığlıklarımı yutkunup kırılmış hayallerimi topluyorum kentimin kaldırımlarından. Üzerimde suskunluğun yeni ütülenmiş elbisesi, yüreğime sunulmuş bir dostun dogum günü hediyesi... Şimdi karanlıklara sarılıp demlenmiş yalnızlığını yudumluyorum. "

" Ya güneş altında yürümüşüz, ya dolunayda…Tenha sevda yollarında …
Benliğimin kirli çamaşırlarını bir kuytuya;
Serdim
Buradayım.
Acılarımızın merkezkaç savrulmaları mıydı acının son kıyısında, “uçurum çiçekleri”nin yanı başında, bizi buluşturan? Yoksa konuşa konuşa, yaza yaza acıları içselleştirme çabası mı?
Böyle ama böyle değil yine de…
Çünkü bekleyeceğiz bin yıl kendi yalnızlığımızın nehirlerinde!
Biz sevince, çoğaldı her yönden
Ki ölüm, Sevgilinin
Yüreğimize okyanus sığdıran gözlerinden

Sevilenle İmtihan

Sallantı toz bulutu haline gelmişti. Biz dışarı çıkamadan tavan üzerimize çökmüştü. Ben senin üzerine düştüm, portmanto ise benim üzerime… Ve sen acı çekiyordun. Çünkü kırılan camlar bacağına batıyor, üstüne üstlük ben de hareket edemiyor ve sana acı veriyordum.

Her şey güzel olacaktı. Sen, ben ve hayatımız... Hayallerimiz ve hedeflerimiz... Seni tanıyıp sevdikten sonra hayatıma dair verdiğim sözler… Hepsi çok güzel olacaktı, sen de olsaydın…

Seni tanımak, bana hayatı tanımak gibi geldi. Seni tanımak ve senin ideallerini hayata taşıma yolunda beraber olmak için söz vermiş ve bu beraberliği, ömür boyu sürdürme kararımızı nikâhla noktalamıştık. 'Daima mutlu olacağız ve bir gün gelip ölüm muvakkaten ayırsa bile, birbirimizi unutmayacağız.' diye nikâh memuruna söz verdik. Önce kilometre taşımdın, şimdi ise hayat arkadaşım…

İçeriği paylaş

Anket

Daha iyi çocuk bakımı için en çok ne yapıyorsunuz: