warning: Creating default object from empty value in /home/ailem/domains/ailem.gen.tr/private_html/modules/taxonomy/taxonomy.pages.inc on line 33.

Aşk

Suya Yazılmış Mektuplar

Umuda gülümseyen yüzünün coğrafyalarında geziniyorum yine. Aldırmadan kuru ayazlara gözlerindeki baharları soluyorum. Su gibi berrak, güneş kadar sıcak yüreğine nefesimi bırakıyorum.

Seni "sende " yaşarken, kelimeler raks ediyor adeta. Masmavi huzurun içinde filizlenen sarmaşık güllerin arasında vuslatıı beklemektedir yüreğim. Küçük ellerimle her karanlığa senin gözlerini aydınlık diye çiziyorum.Bembeyaz gökyüzüne ellerimi kaldırıp varlığına duacıyım.

Kalbime Hoşgeldin Yar

Ayrılıpta yeniden barışan sevgililerin kendilerini bulabilecekleri bi yazı..

Baharın habercisiydi bana gelişin. Ne güzeldi yine seninle doğmak. Senin olmak. Seninle olmak. Tam kapatmışken kapılarımı aşka sen giriverdin hayatıma. Sevemedim senden sonra kimseyi, sevemedim... Seni unutmadim, unutamadim... Kalbime yine hoşgeldin yar...

Şimdilerde yeniden doğmuş gibiyim. Daha sıkı sarılmışım hayata. Hayat seninle ne güzel. Daha bi seviyorum artık baharı, nisan yağmurlarında ıslanmayı... Hayatıma öyle bir girdin ki söküp atamadım seni kalbimden. Öyle bir bağlanmıştım ki sana sensiz olamıyordum. Başkalarında bulamadım senin sıcaklığını. Verdiğin acılar bile zevk veriyordu bana. Bağlanmıştım, sevmiştim seni hayatımdan silip atamazdım. Ve atmadım. Hala Aşığınım. Ve hala Dünyalar kadar seviyorum seni...

Dünyaya birdaha gelecek olsam yine seninle olmak isterim.

Yüreğimsin Yar

Senin sevginin verdiği sıcaklıkla ısıtıyorum yüreğimi ve her gece yatağıma uzandığımda sesinle süslüyorum hayallerimi. Gecenin karanlığına inat gözlerinin pırıltısıyla aydınlatıyorum kalbimi. Ve her gözlerimi kapatışımda görüyorum hayalini. Sen benim yüreğimsin yar...

Hayatı seninle yaşamak daha güzel şimdilerde. Aldığım her nefes daha kıymetli bugünlerde. Kuş cıvıltıları bir başka geliyor kulağıma. Hayalinin resmini çizdim odamın duvarlarına sensizliği yaşamamak için. Her şarkıda seni buluyorum; çünki hayatımın her parçasında sen varsın. Öyle sevdim ki seni, öyle yüreğimden, öyle kalbimin ta derininden, kalbimin en üst köşesine oturttum seni. Baştacımsın benim için. Sen benim yüreğimsin yar...

Kalbimin kıyılarında senin sevdan var. Demir atmış yüreğime .Herhalde dünyadaki en şanslı kişi benim; çünki senin sevgine barınaklık yapıyorum.

Kalbin Üzerinde Titreyen Hüzün

Zuleyha kendi kalbine baktıgında, Yusuf' u neden sevdigini ve Yusuf' u nasıl sevdigini merak etti ilk kez. Perdeler kalktı kalbinin ustunden.

Yusuf seni sevdiysem, dedi Zuleyha, hukumdarın tahtına hukumdardan ba$kası ki çöreotundan oturmayacagindan. $ehzade icin saklanan giysiler ancak $ehzadenin bedenine uyacagindan..

Züleyha Yusuf'a bir mektup yazmaya başlayınca yusuf diye başladı, yusuf diye bitirdi. gördü ki, hitaptan öteye geçemedi. anladı ki, aşkın nâmesinde, ser-nâmeden öte kelam yok. ve züleyha'nın lügatında yusuf'tan öte sözcük yok. bil ki, kelamdan da öte sadece ah var, ah ki dünya onun üzerinde durur, gökkubbe onun hararetiyle döner...''
''..işte bütün hikaye:kim düştü kuyuya, yusuf mu, züleyha mı? zindan kimin kaderi, yusuf'un mu, yoksa züleyha'nın mı?

Gerçek Aşk

Sevgi" canli varligin, haz veren bir nesneye karsi meyil duymasidir. Söz konusu meylin pekisip güçlenmesi haline «ask» denir.

Ask duygusu, askin sevgilisine kul olmasi ve sahip oldugu her seyi ugrunda feda etmesine yol açacagi bir dereceye varabilir.

Züteyha'nin Hz. Yusuf'a (A.S.) karsi duydugu askin ne dereceye vardigina bir baksana, Kadinin bütün servet ve güzelligi bu ugurda gitmis. Yetmis deve yükü mücevher ve gerdanliginin var oldugu söylenir, hepsini Hz. Yusuf'un (A.S.) aski ugruna harcamis. «Bu gün Hz. Yusuf'u gördüm» diyen herkese eline geceni zengin edecek degerde bir mücevher vere vere elinde hiç bir sey kalmamis.

Asiri askindan dolayi diger her sey aklindan çiktigi için karsilastigi her seyi «Yusuf» diye çagirir olmus, o kadar ki, basini göge kaldirdigi zaman Hz. Yusuf'un (A.S.) adini yildizlarin üzerinde yazili görürmüs.

Serçe ve göçmen kuşun hikayesi..

İhanetin adı göçmen bir kuşa verilmiş,
Sadakatin adı ise; bir serçeye

Göçmen kuş bütün bahar ve yaz boyunca
Küçük köyün üstünde uçmuş serçeyle beraber

Küçük sinekleri, kurtları yemişler,
Kış yağmurlarıyla şaha kalkmış, derelerden su içmişler.

Masmavi gökyüzünde dans etmişler,
Çiçek açan ağaçlara konup, papatya tarlalarında gezmişler...

Birbirlerine söz vermiş kuşlar;
Ayrılmayacağız diye.

Ama kış gelmiş,
Göçmen kuş adına yakışanı yapmaya kararlıymış,

Serçe ise her zamanki gibi sadık
Ama sevgi de yabana atılmaz bir gerçek.

Ayrılık acı, ihanet kötüymüş serçe için
Yaşamaksa önemli imiş göçmen için.

O, baharların tatlı eğlencesiymiş sadece
Gel demiş serçeye benle beraber...

Başka bir bahara uçalım.
Serçe ise burda bekleyelim demiş yeni baharı

Ama kış acımasızdır, demiş göçmen,
Yaşayamayız burda, aç kalır üşürüz

Sevmek, Neyi Sevdiğini Fark Etmektir.

İnsan o ki, O’ndan başkasını sevemez sevginin mahiyeti icabı, O’ndan başkasını bilemez bilginin icabı..

Işık ki tek kaynaktan dağılır. Işığa yakın olan aydınlık,uzakta kalan karanlıktır.
Her şeyin O’ndan olması ve ışığın tek kaynaktan dağılıyor olması,O’ndan başkasının bilinme ve sevilme ihtimalini tümden yok eder.

Kimi zaman sevdiğimizin ne olduğunu bilmeden severiz.Ve insan henüz neyi sevdiğini bilmediği böyle zamanlarda O’ndan başkasını sevdiğini zannedebilir.

Bir çiçeği,bir kuşu,
Denizi,yağmuru,
Gökyüzünü,yazıyı,
Yazıyı yazanı,kalemi tutanı
Bir yaratılmışı hasılı

Söz gelimi Leyla Mecnun’u, Şirin Ferhad’ı, Züleyha Yusuf’u sevdiğini zannedebilir.

Oysa sevmek en fazla, neyi sevdiğini fark etmektir demektir ve seven biraz da neyi sevdiğini bilendir.
Çünkü ışığın kaynağı tektir.Ve aydınlığın kim kendinden menkul olduğunu iddia edebilir?

İçeriği paylaş

Anket

Daha iyi çocuk bakımı için en çok ne yapıyorsunuz: